AX KOBANÎ, VAX KOBANÎ, BEXTÊ REŞ KOBANÎ! İŞİDİ, DEAŞI, HTŞ’Yİ SENİN SİNENDE YENDİK KOBANİ
“BU GECE BENİ UYUTMADIN KOBANİ”
Bir zamanlar Kobanî için dünyayı ayağa kaldırdık. İşidi, Deaşı, HTŞ’ye senin sinende ders verdik Kobani.
Meydanlarda slogan attık, kürsülerde destan yazdık; zafer türküleri söyledik. Kobanî’yi “insanlığın onuru” ilan ettik ama o onuru koruyacak ulusal aklı, diplomasiyi ve anayasal güvenceyi bir türlü kuramadık. Sana ihanet ettik Kobani.
Sonra ne mi oldu?
Dost bildiklerimiz çıkarlarının takvimine baktı; düşmanlarımız sabırla fırsat kolladı. Biz ise her geri çekilmeye “taktik”, her tavize “strateji”, her kayba “tarihî kazanım” dedik. Yenilgilerimizi zafer cümleleriyle süsleyerek halkımıza alkışlattık.
Şimdi Kobanî yine ateşin, ölümün ve belirsizliğin ortasında…
Fakat endişelenmeyin hêvalno!
Birazdan birileri çıkar; bu yıkımın da aslında ne kadar büyük bir diplomatik başarı olduğunu uzun uzun anlatır. Birkaç cafcaflı kavram, biraz devrimci romantizm, bolca lider güzellemesi… Sonra kaybettiğimiz toprağın üzerinde kazandığımız “paradigmayı” bir daha kutlarız!
Çocuklar ölür, analar ağlar, halk göç yollarına düşer; ama bizim siyasal edebiyatımız maşallah Entegrasyona emanet edilmiş ve sapasağlamdır.
Kobanî’nin ihtiyacı ağıt değil; ulusal birlik, kurumsal akıl, uluslararası güvence ve hesap verebilir bir siyasettir. Çünkü hamaset mevzi tutmaz, slogan sınır korumaz; bir halkın geleceği de kapalı kapılar ardında alınan kararlarla kurtarılamaz.
Ax Kobanî…
Seni düşmanlarının gücü kadar, dostlarının basiretsizliği de yordu.
Vax Kobanî…
Seni savunan evlatların kahramandı; fakat onların fedakârlığını yöneten esir akıl, aynı cesareti gösteremedi.
Bextê reş Kobanî…
Her defasında kanınla tarih yazdın; başkaları ise o tarihin üzerine kendi zafer nutuklarını yazdı!
Maaruf Ataoğlu
13 Eylül 2026


