BAHÇELİ’DEN ÇÖZÜM BURAYA KADAR. HEDEF MAZLUM KOBANİ
Bugün, 6 Ocak 2026 itibarıyla, beklenen tablo nihayet netleşti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’de yaptığı grup konuşması, “çözüm” söyleminin Kürtler açısından geldiği son noktayı açıkça ortaya koydu.
Bahçeli, konuşmasında SDG (Demokratik Suriye Güçleri) ve Mazlum Kobani (Mazloum Abdi) hakkında sert ve açık biçimde düşmanca ifadeler kullandı. SDG/YPG’nin taleplerini, uzlaşma arayışının değil, doğrudan “müzakere edilemez” bir dayatmanın ürünü olarak tanımladı ve bu taleplerin sürecin ilerlemesini engellediğini vurguladı.
SDG/YPG’nin ABD ve İsrail’in yönlendirmesiyle hareket ettiğini iddia eden Bahçeli, bu durumu bölgedeki kaosu ve çözümsüzlüğü derinleştiren temel faktörlerden biri olarak niteledi. Suriye’nin üniter yapısının ya mutabakatla sağlanacağını ya da zorla tesis edileceğini ifade ederek, entegrasyonun ertelenmesine veya geciktirilmesine tahammül olmadığını söyledi.
Konuşmanın en dikkat çekici ve tehlikeli bölümü ise Mazlum Kobani’nin doğrudan hedef alınmasıydı. Bahçeli, SDG/YPG liderliğinin “İsrail’in dümen suyuna girerek Abdullah Öcalan’ın yerine hazırlandığını” ileri sürdü. Bu söylemle, Kürtleri kendi içinde bölmeyi; Öcalan’ı destekleyenler ile Kobani’yi destekleyenler şeklinde bir ayrışma yaratmayı amaçladığını açıkça ortaya koydu. Aynı zamanda bölgedeki Kürt komutanlarının yaklaşımlarını da ayrıca hedef aldı.
Bu bağlamda, SDG/YPG liderliğinin —Mazlum Abdi ile ilişkilendirilen siyasi ve askeri hattın— uzlaşma iradesine sahip olmadığını, Türkiye’nin çıkarlarına aykırı bir pozisyonda durduğunu savundu. Dahası, Arap aşiretlerine açık bir çağrıda bulunarak, Şam’ın yanında yer almalarını ve SDG’ye karşı savaşmalarını istedi.
Bugünkü konuşma, “çözüm” söyleminin sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini göstermesi bakımından ibretliktir. Bahçeli tarafından ortaya konulan yaklaşım; barış, diyalog ve birlikte yaşam arayışı değil, tehdit, zor ve Kürtleri kendi içinde bölme siyasetinin açık ilanıdır.


