Bir Kırd - Zaza Gencinin Hikâyesi
Bir dağın yamacında doğdu.
Adını kimse tarihe yazmadı.
Nüfus kayıtlarında o sıradan bir çocuktu sadece.
Ama o, ninesinin anlattığı masallarla büyüdü.
Her masalda bir sürgün vardı.
Her türkünün içinde yarım kalmış bir memleket.
Küçük yaşta öğrendi:
Bazı insanlar ekmek için göç ederler,
bazıları ise kimliğini kaybetmemek için sürgünde direnirdi.
Yıllar geçti.
Şehirler gördü.
Kalabalıklar tanıdı.
Farklı diller duydu.
Fakat ne zaman aynaya baktıysa,
gözlerinde çocukluğunun özgür dağlarını gördü.
Bir gün anladı ki insanın asıl yolculuğu,
gittiği yerlere değil,
unutmamaya çalıştığı köklerine doğrudur.
Ve hayat ona şunu öğretti:
İnsanlık bazen yoksulluktan değil,
kendisini inkâr ettiği gün fakirleşir.
O yüzden ne büyük makamların peşinden koştu,
ne de kalabalıkların alkışına sığındı.
Kendi hakikatini hep taşımayı öğrendi.
Çünkü biliyordu:
Bir ağacın gücü gelişen dallarında değil,
toprağın altında görünmeyen köklerindedir.
O genç bugün hâlâ köklerine doğru yürümektedir.
Belki yaşamına sığmayacak bir ülkeye ulaşmak için değilsede,
kendi köklerine bağlı olarak kalabilmek için…
Maaruf Ataoğlu
9 Haziran 2026


