Bu Günleri Unutmayalım!
12 Şubat 2016…
( Ew der Cizîra Botanê… )
59 gün.
Tam 59 gün boyunca bir şehrin üzerine beton, kurşun ve suskunluk yağdı.
Sonra kameralar içeri girebildi.
Ev yoktu. Sokak yoktu. Hayat yoktu.
Sadece enkaz vardı.
Bu görüntüler bir “operasyonun veya bir siyasi direnişin” başarısı değil, bir siyasi körlüğün ve halkını umursamayanların fotoğrafıdır.
Bugün yüksek perdeden konuşanlara sormak gerekiyor:
O gün bu şehri kim ateşe attı?
Kim savundu? Kim korudu?
Kim aklıselim davrandı?
Devlet aklı dediğiniz şey, şehirleri yerle bir ederek mi Kürt halkına güç gösterisi yaparsınız?
Ve devrimci akıl dediğiniz şey, Kürt halkının özgürlük savaşçıları halkı betonla tankın arasına sıkıştırarak mı strateji üretir?
Kardeşliği dilinden düşürmeyen Devlet Bahçeli’nin dili o gün nasıldı, hatırlıyor musunuz?
“Ezmek, yok etmek, temizlemek…”
Siyaset değil, savaş retoriği.
Ve Kandil’in şehir savaşları stratejisi?
Halkın yaşadığı mahalleleri mevziye çeviren romantik bir felaket planı.
Bir taraf güvenlik adına yıktı.
Diğer taraf direniş adına yaktırdı.
Ortada ezilen kimdi, biliyor musunuz?
Cizre’nin çocukları.
Taybet Anneler.
Yaşlılar.
Evine dönemeyen binlerce insan.
Bugün hiç sıkılmadan birbirine gül uzatanlar, halkların kardeşliğini savunanlar, o gün Cizre’nin sokaklarında yankılanan çığlıklara bugün ne cevap veriyor?
Gerçek şu:
Devlet Bahçeli’nin sertliği de, Kandil’in öngördüğü de Kürtlerin mezarını aynı kazdı.
Biri tankla yürüdü, diğeri romantik devrim nutuklarıyla.
Ama her zaman olduğu gibi bedeli yine Kürt halkı ödedi.
Şehirleri savaş alanına çeviren zihniyetle, şehirleri “temizleme” söylemiyle haritadan silen zihniyet arasında ahlaki bir üstünlük yarışı yoktur.
İkisi de sorumludur.
İkisi de tarih önünde bu enkazın altında kalmıştır.
Unutmayın:
Cizre bir askeri hedef değildi.
Cizre bir şehirdi.
İnsanların yaşadığı bir yerdi. Tıpkı Rojava’da Eşrefiye–Şeyh Maqsud gibi.
Ve biz unutursak, yarın daha başka şehirler bunların öngörüsüz “stratejisine” kurban edilir.
Hafıza, intikam için değil; sadece hesap sormak içindir.
Adalet için.
Bir daha olmaması için.


