DİASPORADAKİ KÜRDLERİN ULUSAL MÜCADELEYE KATKISI:
TARİHSEL BİR DEĞERLENDİRME
Bir milletin varlığını sürdürebilmesi yalnızca kendi coğrafyasında verdiği mücadeleyle değil, vatanından uzakta yaşayan evlatlarının gösterdiği dayanışma ve fedakârlıklarla da mümkündür. Tarih incelendiğinde görülmektedir ki, diasporalar birçok ulusun bağımsızlık ve özgürlük mücadelelerinde belirleyici roller üstlenmişlerdir. Yahudi, Ermeni, İrlanda ve diasporaları bunun en bilinen örnekleridir.
Kürd diasporası da yaklaşık iki yüz yıldır farklı dönemlerde, farklı yöntemlerle Kürd ulusal mücadelesine çok önemli katkılar sunmuştur. Ancak bu katkılar, Kürd siyasetçileri tarafından çoğu zaman yeterince incelenmemiş ve hak ettiği ölçüde değerlendirilmemiştir.
Osmanlı Döneminde İlk Diaspora Hareketleri
Kürd diasporasının tarihi sanıldığından daha eskidir. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde birçok Kürd aydını, bürokratı ve aşiret lideri İstanbul, Kahire, Şam, Bağdat ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerine yerleşmişti.
Özellikle İstanbul, Kürd aydınlarının fikir üretim merkezi hâline gelmişti.
1908 yılında kurulan
Kürd Teavün ve Terakki Cemiyeti, Kürdlerin ilk modern siyasi ve kültürel örgütlerinden biri olarak kabul edilir.
Bunu daha sonra:
Kürd Neşr-i Maarif Cemiyeti,
Hevî Cemiyeti,
Kürd Talebe Cemiyeti,
Kürdistan Teali Cemiyeti takip etti.
Bu örgütlerin önemli bir kısmı fiilen bir diaspora hareketi niteliğindeydi. Çünkü yöneticileri ve üyeleri Kürdistan’ın farklı bölgelerinden gelmiş, ancak faaliyetlerini İstanbul’da yürütmüşlerdi.
Bu dönemde yayımlanan Kürdistan Gazetesi, Kürd ulusal bilincinin oluşmasında son derece önemli bir rol oynadı.
Gazetenin kurucusu olan
Mikdat Midhat Bedirhan
ve daha sonra yayınını sürdüren
Abdurrahman Bedirhan,
gazeteyi Kahire, Cenevre, Londra gibi farklı şehirlerde yayımlayarak bir anlamda ilk uluslararası Kürd diasporasını oluşturmuşlardır.
Bu durum son derece önemlidir.
Çünkü Kürd meselesi ilk kez uluslararası kamuoyuna diaspora aracılığıyla taşınmıştır.
Cumhuriyet Dönemi ve Sürgün Aydınları
1925
Şeyh Said İsyanı
ve sonrasında yaşanan baskılar nedeniyle yüzlerce Kürd aydını, şeyhi, aşiret lideri ve siyasetçisi Suriye, Lübnan ve Avrupa’ya göç etmek zorunda kaldı.
Bu dönemde ortaya çıkan en önemli diaspora merkezi Şam oldu.
Burada kurulan
Xoybûn Örgütü,
modern Kürd milliyetçiliğinin en önemli örgütlerinden biri hâline geldi.
Diasporada bulunan aydınlar:
Kürdçe yayınlar yaptılar,
Kürd tarihini yazdılar,
Latin alfabesinin geliştirilmesine katkı sundular,
Kürd milli sembollerini oluşturdular,
Uluslararası kamuoyunda Kürd meselesini gündemde tuttular.
Özellikle
Celadet Ali Bedirhan
ve
Kamuran Ali Bedirhan
gibi isimler diasporada yürüttükleri faaliyetlerle bugün dahi Kürd ulusal hafızasında önemli bir yere sahiptir.
Avrupa Diasporasının Yükselişi
1960’lardan sonra başlayan işçi göçüyle birlikte yüz binlerce Kürd Avrupa’ya yerleşti.
Almanya, Fransa, İsveç, Hollanda, Belçika ve İngiltere’de yeni bir Kürd diasporası oluştu.
Bu yeni diaspora, Kürd ulusal mücadelesine çok farklı alanlarda katkı sundu.
1. Ekonomik Destek
Avrupa’daki Kürdler uzun yıllar boyunca:
siyasi partilere,
kültürel kurumlara,
yayın organlarına,
yardım kuruluşlarına çok ciddi manada maddi destek sağladılar.
Birçok ulusal kurum, diasporadan gelen maddi katkılar sayesinde ayakta kalabildi.
2. Diplomatik Faaliyetler
Kürd diasporası:
Avrupa parlamentolarında,
insan hakları kuruluşlarında,
üniversitelerde,
düşünce kuruluşlarında Kürd meselesinin görünür olmasını sağladı.
Bugün Kürd meselesinin uluslararası literatürde yer edinmesinde diaspora faaliyetlerinin payı son derece büyüktür.
3. Kültürel Mücadele
Kürdçe yayıncılık, televizyonlar, gazeteler, internet siteleri ve kültürel merkezler büyük ölçüde diaspora tarafından kuruldu.
Birçok Kürd çocuğu ana dilini ilk kez Avrupa’daki kültür merkezlerinde öğrenmiştir.
4. İnsan Hakları Mücadelesi
Avrupa diasporası:
faili meçhulleri,
köy yakmaları,
zorunlu göçleri,
insan hakları ihlallerini
uluslararası kuruluşların gündemine taşıyabilmiştir.
Güney Kürdistan’ın İnşasında Diasporanın Rolü Çok Kıymetlidir.
1991 sonrasında Güney Kürdistan’da oluşan fiili statünün ve daha sonra federal yapının inşasında da diaspora oldukça önemli katkılar sunmuştur.
Avrupa ve Amerika’da yetişmiş:
akademisyenler,
hukukçular,
mühendisler,
doktorlar,
yatırımcılar
Güney Kürdistan’ın kurumlarının inşasında çok önemli görevler almışlardır.
Diasporanın Eksiklikleri
Bütün bu olumlu katkılara rağmen Kürd diasporasının çok ciddi eksiklikleri de bulunmaktadır.
Bunların başında:
ortak bir diaspora stratejisinin olmaması,
dört parçalı siyasi bölünmüşlüğün olduğu gibi diasporaya da yansıması,
ulusal kurumsallaşmanın eksikliği, yetersizliği,
ortak ulusal bir lobi gücünün oluşturulamaması,
ekonomik gücün çok dağınık kalması gelmektedir.
Yaklaşık üç milyonun üzerinde nüfusa ve büyük bir ekonomik güce sahip olan Avrupa Kürd diasporası, henüz potansiyelinin tamamını örgütleyerek ulusal hedefler doğrultusunda harekete geçirebilmiş değildir.
Sonuç
Tarih bize açık bir gerçeği göstermektedir:
Kürd ulusal mücadelesinin her döneminde diaspora belirleyici bir rol oynamıştır.
İstanbul’daki ilk Kürd cemiyetlerinden Şam’daki Xoybûn hareketine, Avrupa’daki insan hakları mücadelesinden Güney Kürdistan’ın kurumsallaşmasına kadar diaspora, Kürd milletinin hafızasını, dilini ve ulusal bilincini ayakta tutan en önemli güçlerden biri olmuştur.
Gelecekte ise Kürd diasporasının görevi yalnızca maddi destek sağlamak olmamamalı;
ortak bir ulusal vizyon geliştirmeli,
uluslararası lobi gücü oluşturmalı,
dört parçadaki siyasi hareketlere yön verebilecek kurumsal mekanizmalar kurmalı,
hatta uzun vadede bir Diaspora Kürd Parlamentosu oluşturabilmelidir.
Çünkü tarih göstermektedir ki;
Vatanından uzak yaşayan millet evlatları, bazen vatanın kaderini değiştirecek kadar büyük bir güç hâline gelebilirler.
Maaruf Ataoğlu
21 Haziran 2026


