DSG’ye Açık Soru: Şeybaniye Cevap Verin
Rojava Adına Ne İstiyorsunuz?
Başta Rojava olmak üzere Kürt halkının olup bitenden haberdar olma hakkı bir lütuf değil, bir tarihi zorunluluktur.
Bu halk on binlerce evladını toprağa verdi. Bedel ödedi. Direndi. Kazanım elde etti.
Şimdi ise masalarda ne konuşulduğunu Şeybani’den öğreniyor.
Rudaw’a konuşan Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani açıkça diyor ki:
“DSG Suriyeden özerklik talebinde bulunmadı.”
Bu cümle sıradan bir diplomatik ifade değildir.
Bu cümle, Rojava’nın siyasal statüsünün görüşmelerde masaya konulmadığı anlamına gelir.
Bu cümle, halkın kanıyla oluşan fiili otonominin dahi pazarlık dışı bırakıldığı anlamına gelir.
Eğer bu doğruysa, tarihsel bir sorumluluk ve kırılmadır.
Eğer doğru değilse, DSG derhal Kürdistan kamuoyuna açıklama yapmak zorundadır.
Çünkü mesele kişisel diplomasi değil, Kürt halkının statüsüdür.
Şeybani devam ediyor:
“Birleşik Suriye’ye inanıyoruz.”
“ABD mevcut Suriye hükümetini destekliyor.”
“Toprak bütünlüğü destekleniyor.”
“Yaptırımlar kaldırılıyor.”
“Yeniden inşa süreci destekleniyor.”
Bu tabloyu doğru okuyalım.
ABD’nin desteklediği bir “toprak bütünlüğü” söylemi içinde, Kürtlerin siyasal statüsü açıkça zikredilmiyorsa;
bu, Rojava’nın merkezi sisteme hiç bir garanti olmadan eklemlenmesi demektir.
Özerklik talebi masada yoksa, geriye ne kalıyor?
Silahlı gücün sisteme entegre edilmesi mi?
Yerel idarenin geçici bir süreliğine sembolik bir yapıya indirgenmesi mi?
Rojava’nın devrimci karakterinin bürokratik bir güvenlik birimine dönüştürülmesi mi?
Kürt halkı netlik ister.
DSG, eğer gerçekten halk adına konuşuyorsa,
– Özerklik talebi masaya kondu mu?
– Konmadıysa neden?
– ABD’nin “toprak bütünlüğü” vurgusuna karşı hangi siyasal güvence talep edildi?
– Rojava’nın statüsü anayasal güvence altına alınacak mı?
Sessizlik, siyaset değildir.
Belirsizlik, strateji değildir.
Halktan saklanan diplomasi, meşruiyet üretmez.
Bizim önceliğimiz ideoloji değil, Kürdistanî haklardır.
Kimsenin kırmızı yıldızına da, kimsenin yeşil bayrağına da biat borcumuz yoktur.
Bu halkın tek borcu kendi geleceğinedir.
Eğer özerklik talep edilmediyse, bu vebali çok çok ağırdır.
Eğer talep edildi de geri adım atıldıysa, bu daha da ağırdır.
Rojava bir “askeri proje” değil, siyasal bir iddiaydı Kürt halkı için.
O iddia statüsüz kalırsa, geriye sadece üniforma kalır.
Ve unutulmasın:
Statüsüz güç, bir gün mutlaka başkasının güvenlik aparatına dönüşür.
Kürt halkı açıklama bekliyor.
Net, açık yoruma kapalı ve tartışmasız bir açıklama.
Çünkü bu mesele bir örgütün değil, bir halkın kaderidir.


