Gazeteci Ayrunç Erkin’in paylaşımından okudum.
Eğer doğruysa, Sayın Selahattin Demirtaş kamuoyuna açıklama yapmayacağını duyurmuş.
Kanaatimce, Sayın Demirtaş’ın bu süreçte “ben açıklama yapmıyorum” deme lüksü olmalıdır.
Zira Sayın Demirtaş ya siyaseti tamamen bıraktığını Kürt halkına açıkça deklare etmeli ya da Kürtlerin böylesi zorlu bir süreçten geçtiği dönemde, siyasette oluşmuş doğal liderlik pozisyonu gereği susarak tarafsız kalma tutumundan behemehal vazgeçmelidir.
Liderlik, beraberinde sorumluluk getirir.
Sayın Demirtaş, bu sorumluluğun yüklediği misyon gereği özellikle bu süreçte cesur davranmak zorundadır.
Bir siyasi lider figürü olarak Sayın Demirtaş, ulusal özlemleri için tutuşan Kürt gençliğinin hâlâ önemli bir umut kaynağıdır.
Bu nedenle kendi dünya görüşünün ve ideolojik sınırlarının ötesine geçerek; ayırt etmeyen, dışlamayan, kapsayıcı ve demokratik bir olgunlukla Kürtlerin ulusal taleplerini ALA RENGİN altında savunabilmelidir.
Kürtlerin; solcu, İslamcı, liberal gibi ayrımlara sıkıştırılmadan, bir halk ve millet olarak kimliğine, diline ve kültürüne sahip çıkabilecek bir siyasal duruşa ihtiyaçları vardır.
Sayın Demirtaş, bu bütünlüğü temsil edebilecek tüm ideolojilerden arınarak bir siyasi figür olabilmelidir.
En önemlisi de şudur:
Sayın Demirtaş, Kürt gençliğinin onda gördüğü umudu kırabilecek o ince çizgiye son derece dikkat etmelidir.
Çünkü tarih, sadece takdir etmez;
aynı zamanda yargılar da.


