Mazlum Abdi, Kobanê direnişinden IŞİD’e karşı verilen savaşa kadar yalnızca bir askerî komutan olarak tanınmadı. On binlerce savaşçının başındaki bir general, uluslararası güçlerin muhatabı ve milyonlarca Kürdün gelecek umudu hâline geldi.
Kürdler onun şahsında statüsüzlüğe son verecek bir irade, Rojava’yı koruyacak bir güç; dört parça Kürdistan’a güven verebilecek tarihsel bir komutan, hatta millî bir lider görüyordu.
Bugün ise bütün bu tarihsel birikimi, İmralı heyetinin telkinleriyle Şam’da bir danışmanlık makamına sığdırmış görünüyor.
Fotoğrafa bakıldığında General’in yeni konumundan oldukça mutlu olduğu anlaşılıyor. Fakat ona güvenen, umutlarını onun omuzlarına yükleyen Kürdlerin aynı mutluluğu duyduğunu söylemek hiç de mümkün değil.
Ben üzgünüm!
Neden mi?
On binlerce Kürd kardeşimizin canı pahasına yeşeren bir umudun; Kürd kadınlarının zincirlendiği, pazarlarda satıldığı o karanlık dönemin izlerini taşıyan bir yönetimin danışmanlığına indirgenmesinden üzgünüm.
Üzgünlüğü de geçtim…
Bir Kürd olarak, halkımızın onurunu ve geleceğini temsil etmesi beklenen bir generalin, Colani’nin kurduğu düzen içerisinde kendisine makam aramasından hicap duyuyorum.
Yaşam dediğimiz şey, en fazla yüz yıllık bir zaman cetveline sıkışmış kısacık bir süredir.
Bunun için değer miydi General?
Elli milyon Kürdün yüreğinde kurduğun tahtı, bir danışmanlık koltuğuna değişmeye değer miydi?
Seksen bin kişilik ordunla milyonlarca mazlum Kürdün sığınabileceği bir umut, geleceğine güvenebileceği bir baht olmuştun. Rojhilat’tan Rojava’ya, Başûr’dan Bakur’a kadar nam salmış; parçalanmış bir milletin ortak umuduna dönüşmüştün.
Peki, bütün bunlar bunun için miydi?
Kürd halkı senden bir makam değil, anayasal statü bekliyordu.
Bir danışmanlık unvanı değil, Kürd dilinin ve kimliğinin güvence altına alınmasını bekliyordu.
Şam saraylarında bir koltuk değil, Rojava’da onurlu ve güvenceli bir gelecek bekliyordu.
Kendi adıma söylüyorum:
Umutlarımı kırdın General…
Hatta Kürd milletinin sana bağladığı umudu, bir danışmanlık makamına sattın!
Değer miydi?
Elli milyonluk bir milletin umudunu, Şam’da bir koltuğa sığdırmak sana hiç yakıştı mı be General?
Maaruf Ataoğlu
29 Ağustos 2026


