Gözleri Kapalı Devlet Aklı:
S-400’den Suriye’ye, Kürt Düşmanlığı Üzerine Kurulu Çöküş
Bloomberg’in gündeme taşıdığı S-400 / F-35 iddiası, tek başına bir savunma sanayii krizi değildir.
Bu iddia, Türkiye’nin iki büyük güç arasında tahtı revalli oyunuyla Suriye’de, Ortadoğu’da ve Kürt meselesinde izlediği “DÜŞMANCA TUTUM” öngörüsüz politikanın dış politikaya yansımış özetidir.
Sorun ne S-400’dür ne de F-35.
Sorun, devlet aklının yerini taktik öfkeye, ideolojik körlüğe ve Kürt düşmanlığına bırakmış olmasıdır.
Suriye’de Gözleri Kapalı Yürüyen Bir Devlet
Türkiye, Suriye’de on yılı aşkın süredir tek bir sabit eksen üzerinden politika yürütüyor: Kürtleri düşmanlığı ve Kürtleri engellemek.
Bu politika;
• Ne rejimi devirdi,
• Ne güvenlik sağladı,
• Ne de Türkiye’yi bölgesel denklemde güçlendirdi.
Aksine:
• Türkiye’yi ABD ile krizli,
• Rusya ile bağımlı,
• Arap dünyasına göbekten bağı,
. Araplar ise mesafeli,
• Güya Kürtleri düşman konumuna sürükledi.
Bu bir dış politika değil, akıldan yoksun reaksiyon zinciridir.
Kürt Karşıtlığı Devlet Politikası Olursa
Şimdi Ortadoğu’da yeni bir siyasal denklem şekilleniyor.
Bu denklemde Kürtler:
• Irak’ta fiilî Federal devlet,
• Suriye’de tüm karşı duruş çabalarına rağmen askerî ve siyasal aktör,
• İran’da şekillenmek üzere olan toplumsal dinamik,
• Türkiye’de ise %35 ’e yakın nüfus ve büyük bir ekonomik güce sahip bölgesel anahtar güçtür.
. Avrupa başta olmak üzere diasporada 3-4 milyona varan eğitimli ve politize olmuş nüfus
Türkiye ise ne yapıyor?
Kuzey Kürdistan ve iç diasporada yaşayan Kürtlerin yaklaşık %70’inin güvenini kaybetmiş,
Suriye Kürtlerini mutlak düşman ilan etmiş,
Irak Kürtleriyle ilişkiyi taktik çıkarla sınırlamış, En ufak bir problemde sınırı kapayarak sizi ekmeğe muhtaç ederim tehditi,
Kürt meselesini varoluşsal bir tehdit fobisine kendisini zincirlerle bağlayarak hapsetmiş durumda.
Bu noktadan sonra mesele şudur:
Bir devlet, Ortadoğu’da Kürtleri dışlayarak denge asla denge kuramaz. Ecdad dedikleri Osmanlı Kürtlerle uzlaşarak 450 yıl Ortadoğu’da yaşayabildi.
Devlet Aklı Öngörü Üzerine Kurulur
Devlet aklı;
• Kimliği yok etmeye boğmaya göre değil, çıkara göre düşünür.
• Duyguyla değil, veriyle hareket eder.
• Bugünü değil, yarını hesap eder.
Bugün Türkiye’nin Suriye politikası:
• Öngörüsüz,
• İlkesiz,
• Kürt düşmanlığına endeksli,
• Büyük güçlerin taşeronu olmaya açık bir zeminde oradan oraya savrulan bir yaprak gibi.
S-400 meselesi bunun sadece semptomudur.
Bugün Rusya’dan “geri al” ricâsı,
akabinde ABD’den “bizi masaya alın” talebidir.
Bu, egemenlik değil; çaresizliktir.
Ortadoğu’nun Yeni Denklemi Türkiye’yi Dışarıda Bırakabilir
Ortadoğu’da şekillenen yeni siyasi mimaride:
• Kürtler masada olacak,
• İran hesaplanacak,
• İsrail başlı başına denge unsuru olacak,
• Arap devletleri yeniden konumlanacak.
Peki Türkiye?
Eğer Kürt meselesini hâlâ bir “güvenlik paranoyası” olarak görmeye devam ederse,
Kürtleri siyasal özne değil, tehdit olarak tanımlamaya çaresizce devam ederse,
Suriye’de sadece Kürt düşmanlığıyla var olmaya çalışırsa,
o masada olmayan tek ülke Türkiye olacaktır.
Sonuç:
S-400 krizi bir sonuçtur.
F-35 dışlanması bir sonuçtur.
Suriye bataklığı bir sonuçtur.
Sebep ise aynıdır:
Devlet aklının terk edilmesi ve Kürt karşıtlığının ülkeyi korumak için strateji sanılması.
Devletler;
hamasetle değil,
öngörüyle,
inkârla değil,
gerçeklikle,
düşmanlıkla değil,
dengeyle ayakta kalır.
Türkiye bu gerçeği görmezse,
Ortadoğu’nun yeni siyasi denklemi kurulurken
seyirci kalan, dışlanan ve yalnızlaşan bir aktör olmaktan kurtulamayacaktır.


