HEYET BİZE VAHİY GETİRDİ
Maaruf Ataoğlu
“Süreci baltalama girişimi” gibi yuvarlak cümleler, sahadaki ağır kayıpları örtmeye yetmiyor.
Atı alan Üsküdar’ı geçmişken, Rojava’nın büyük bir bölümünün fiilen kaybedildiği bir tabloda hâlâ çerçevesi, takvimi, güvencesi ve muhatabı belirsiz bir “süreç”ten söz etmek, siyasî sorumluluğu ertelemekten başka bir anlam taşımıyor.
Elbette diyalog, müzakere ve ortak akıl değerlidir. Ancak bunlar, somut güç dengeleri, uluslararası teminatlar ve sahada korunabilir kazanımlar olmadan, iyi niyet temennisinden öteye geçmez. Bugün yaşananlar, “gerilim süreci baltalıyor” diye açıklanamayacak kadar yapısal ve stratejik bir çözülmeye işaret ediyor.
Kürt halkının beklediği şey, soyut çağrılar değil; net hedefler, açık kırmızı çizgiler ve hesap verebilir bir yol haritasıdır. Aksi hâlde “süreç” söylemi, kayıpların üstünü örten bir dile dönüşür; gerçekliğe temas etmeyen her söz de sahada yeni kayıpların zeminini hazırlar.
Özetle:
Diyalog tek başına çözüm değildir.
Müzakere, güç ve güvenceyle anlam kazanır.


