İnce Çizgide Yaşamak
Yaşam, uzun bir yol değildir.
Yaşam, düşmemek için dikkat kesildiğin ince bir çizgidir.
Bazıları bu çizgiyi fark etmez;
bazıları fark eder ama yürümekten kaçınır.
Bazıları ise bilir:
Bu çizgiden sapmak, kendinden ve ulusal bilincinden vazgeçmektir.
Ben hep o çizgide yürüdüm.Yürümeye devam edeceğim.
Kimlik Bir Tercih Değil, Bir Yazgıdır
Ulusal bilinç, öğrenilmez yalnızca, Bazı halklarda bilinç, yaşanarak öğrenilir.
Kürt olmak, bir kimlik değil;
sürekli ertelenmiş bir varoluş hâlidir. Bu yüzden Kürdi bir yaşam, bir ideoloji değil, varlığının bilincinde olan bir etik duruştur. Çünkü inkâr edilen halklarda, tarafsızlık diye bir lüks yoktur.
Bireysel Başarı, Kolektif Yaradır
Başarı, herkes için aynı anlamı taşımaz.
Kimi için kazançtır,
kimi için statü,
kimi için kurtuluş.
Ama sömürülmüş halkların evlatları için başarı,
çoğu zaman utançla sınanır.
Çünkü sorarsın:
“Ben yükselirken, halkım nerede kaldı?”
Bu soru, rahat uyutmaz.
Ama insanı insan yapan da budur.
Ticaretin Ahlakı, Kimliğinde Sınavıdır
Ticaret nötr değildir.
Paranın dili evrensel değil, çıkarcıdır. Kiminle iş yaptığın,
hangi değeri öncelediğin,
hangi hassasiyeti feda ettiğin;
bunların hepsi ahlaki kararlardır.
Benim için ticaret,
hiç bir zaman kimliğin önüne geçecek kadar kutsal olmadı.
Çünkü kimliğini satan,
önce vicdanını kaybeder;
sonra her şeyi.
Sadakat ve Sorgulama Arasındaki Gerilim
Sadakat, kutsal bir kelime değildir. Sorgulanmıyorsa, sadakat değil itaattir.
İtaat edenler çoktur.
Ama özgürleşen halklar,
itaatkârlar sayesinde değil, sorgulayanlar sayesinde var olur.
Bu yüzden eleştiri, ihanetten daha değerlidir. Çünkü ihanet sessizdir; eleştiri sorumluluk ister.
Kırgınlık Bir Zayıflık Değildir
Kırgınlık, davaya küsmek değildir.
Kırgınlık, davayı ciddiye almaktır.
İnsanı inciten şey düşman değildir.
Düşman bellidir.
İnsanı yoran,
aynı kelimeleri kullanan ama
aynı yükü taşımayanlardır.
Ben kızgın değilim.
Çünkü kızgınlık geçicidir.
Ben üzgünüm.
Çünkü üzüntü, hâlâ aidiyet barındırır.
Vefa, Hatırlama Cesaretidir
Vefa, nostalji değildir.
Vefa, geçmişi kutsamak da değildir.
Vefa, emeği inkâr etmemektir.
Bedeli görmezden gelmemektir.
Bir halk, kendi hafızasını tüketirse,
düşmanına ihtiyaç duymaz.
İnce Çizgide Kalmak Zordur
İnce çizgide kalanlar:
• alkışsızdır,
• yalnızdır,
• çoğu zaman yanlış anlaşılır.
Ama şunu bilirler:
“Kolay yol, hakikatin yolu değildir.”
Ben o çizgide kaldım.
Daha az konuşarak,
daha çok düşünerek.
Çünkü bazı davalar bağırarak değil,
direnerek taşınır.
Son Söz
Kimlik asla terk edilmez.
Ama kiminle yürüneceği yeniden düşünülür.
Birliktelik ve inanç körleşirse,
bilinç çürür.
Ve bir halk,
kendi içindeki hakikati susturduğu gün, dışarıdan özgürlük beklemeye başlar.
O gün olmasın ve gelmesin diye,
ben hâlâ o ince çizgideyim.
Sessiz ama vazgeçmeden.
Saygılarımla
Maaruf Ataoğlu
25.12.2025 Köln


