TANINMA MI, DEVLETSİZLİĞİN TESCİLİ Mİ?
KORUNACAK BİR TOPLULUK MU, GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK BİR MİLLET Mİ?
Birleşmiş Milletlere başvurmak, Kürd milletinin sesini uluslararası alana taşımak bakımından değerlidir. Fakat başvurunun hangi siyasi anlayışla yapıldığı, başvurunun kendisi kadar önemlidir.
“Devleti olmayan halklar korunmalıdır” denildiğinde sormak zorundayız: Bu koruma, milletlerin kendi geleceklerini belirleme iradesini mi güvenceye alacak, yoksa devletsizliklerini kalıcı bir statüye dönüştürmek için mi yapılacak?
Kürdler yalnızca korunmaya muhtaç bir topluluk değildir. Dili, tarihsel hafızası, ülkesi ve siyasi iradesi olan bir millettir. Elbette “halk” sözcüğü tek başına millî hakları ortadan kaldırmaz. Asıl mesele, bu sözcüğün arkasında millet tanımını yok sayan bir yaklaşımın bulunup bulunmadığı, hangi hakların tanındığı ve hangilerinin dışarıda bırakıldığıdır.
Eğer önerilen çerçeve, “Sizi koruyalım, fakat kendi devletinizi kurma iradenizi artık gündeme getirmeyin” anlamına geliyorsa, burada çok ciddi bir siyasi manipülasyon vardır. Bunun muhasebesinin iyi yapılması gerekir. Çünkü Birleşmiş Milletler tarafından “HALK OLARAK” korunmak, kendi geleceğimiz hakkında “DEVLET KURMA” konusunda karar verme hakkımızdan vazgeçmenin karşılığı olamaz.
Devletleşmek dâhil, siyasi geleceğimize ilişkin seçenekleri başkalarının peşinen elemesi asla kabul edilemez. Hangi statüyü istediğimize, hangi güvencelerle yaşayacağımıza Kürd milletinin kendisi karar verecektir.
BM’ye hangi adla başvurulduğu kadar, hangi taleplerle gidildiği de açıklanmalıdır. Koçyiğit’in sözlerinden anlaşıldığı üzere, “DEVLET SAHİBİ OLMAYAN HALKLAR” için tanınma mı, kültürel koruma mı, yoksa siyasi statü mü isteniyor?
Rojava ve Bakûrda statüden peşinen vazgeçmiş olmaları bu çelişkili durumu çok daha görünür kılmaktadır.
Kürdistan’ın ve milletimizin kendi geleceğini belirleme hakkının bu başvurudaki yeri nedir?
Bu konuda hangi talep ortaya konulmaktadır?
Bizim ihtiyacımız, adına konuşulan ve sürekli himaye bekleyen bir topluluk olarak tarif edilmek değildir umarım.
Koçyiğit’in şu sözleri çok manidardır: Biz Filistin gibi değiliz. Filistin’in devlet olma talebi var. Biz ise kendi adımıza konuşabilen, haklarını savunabilen ve geleceği korunması gereken bir halk olarak orada var olmak istiyoruz.
Koruma da kıymetlidir. Fakat bir milletin ufku, başkalarının ona uygun gördüğü korumanın sınırlarına asla sığdırılamaz. Kürdler, millet olmaktan kaynaklanan DEVLET olma hakkından asla vazgeçmez.
https://x.com/medyahabertv14/status/2106101934645969155?s=12
Maaruf Ataoğlu
05 Ekim 2026



