Nikolás Maduro
Devrimden İktidarın Kutsallaştırılmasına
Bu metni, bir lider portresi çıkarmak için değil;
bir iktidar biçimini sorgulamak, bir toplumsal çöküşü ve kutsal bir dava anlatısının nasıl zorbalığa evrildiğini anlamak için kaleme almak gerekirdi.
Bende öyle yaptım.
Çünkü Nicolás Maduro, tek başına bir kişi değil;
Latin Amerika’nın uzun süredir tanıdığı karizmatik liderlikler sonrası oluşan boşluğun,
devlet aygıtı ile ideolojinin iç içe geçtiği mutlak bir otoriterleşme modelinin prototip bir ürünüdür.
İktidara Gelişi: Seçimle Gelen, Seçimi Anlamsızlaştıran Lider
Maduro, klasik anlamda bir “askeri darbe lideri” değildir.
O, Hugo Chávez’in ölümünden sonra onun mirasını devralan bir emanetçi olarak sahneye çıktı.
• 2013’te, Chávez’in ölümünün hemen ardından yapılan seçimleri kıl payı kazandı.
• Meşruiyetini, sandıktan çok Chavismo ideolojisine sadakat üzerinden kurdu.
• Halkın oyundan ziyade, devrimin devamı söylemi merkeze alındı.
Burada sosyolojik kırılma şudur:
Halk iradesi, bir kez “devrimin bekası” gerekçesiyle askıya alındığında, bir daha geri gelmez.
Halka Zulüm: Yoksulluğun Suç Sayıldığı Bir Rejim
Maduro döneminde zulüm, klasik baskı yöntemlerinden çok daha sistematik ve soğukkanlıdır.
• Muhalefet kriminalize edildi.
• Protesto eden halk, “emperyalizmin maşası” ilan edildi.
• Açlık, ilaç yokluğu ve elektrik kesintileri bir yönetim başarısızlığı değil,
itaat aracı hâline getirildi.
Bugün Venezuela’da:
• Açlık bir istatistik,
• Göç bir hayatta kalma stratejisi,
• Devlet yardımı ise bir sadakat belgesidir.
Bu noktada iktidar şunu söyler:
“Açsan, suçlu sensin; çünkü devrime yeterince inanmamışsındır.”
Bu durum, ideolojinin ahlaki bir şantaja dönüşmüş hâlidir.
İktidar Ortakları: Üniforma, Yargı ve Gölge Ekonomi
Maduro’yu ayakta tutan üç temel sütun vardır:
1. Ordu
Ordu, halkın değil; iktidarın ordusudur.
Petrol, maden ve liman gelirlerinin önemli bir kısmı askerî elitlerin kontrolündedir.
2. Yargı
Mahkemeler adalet üretmez;
karar onaylar.
3. Gölge Ekonomi
Uyuşturucu ticareti iddiaları, kaçak altın ve yasa dışı döviz ağları…
Devlet, zamanla ekonomik bir kartel gibi işlemeye başlar.
Bu yapı, bir lideri değil;
sistemi vazgeçilmez kılar.
Uluslararası Dostlar: İlke Değil, Çıkar İttifakı
Maduro’nun “dostları”, ideolojik akrabalıktan çok jeopolitik hesaplar üzerinden belirlenmiştir:
• Rusya → Enerji ve silah
• Çin → Kredi ve altyapı
• İran → Yaptırım delme ağları
• Küba → Güvenlik ve istihbarat
• Erdoğan → Tam olarak anlaşılamamış olsa da, Erkam Yıldırım üzerinden oluştuğu iddia edilen ilişkiler, dikkat çekici ve tartışmaya açıktır.
Bu ilişkilerde ortak nokta şudur:
Halk yoktur. Demokrasi yoktur. Şeffaflık ise hiç yoktur.
Sonuç: Devrimden Kabile Devletine
Maduro rejimi bize şunu gösteriyor:
Devrim, eğer denetlenmezse;
ideoloji, eğer kutsallaştırılırsa;
lider, eğer sorgulanmazsa
halk düşmanına dönüşür.
Bugün Venezuela’da yaşanan kriz yalnızca ekonomik değildir.
Bu, insanın yurttaşlıktan tebaalığa düşürülmesinin somut bir hikâyesidir.
Ve tarih bize hep şunu söyler:
Adalet bir kez sustu mu,
iktidarlar her şeyi söyler.


