Öcalan’ın Öcalan’ın DEM Konferansına Gönderdiği Mesaj
“Diyalektik Materyalizm”
(Mizahi Bir Değerlendirme)
Maaruf Ataoğlu
Sayın Öcalan şöyle buyuruyor:
“Süreçte öne çıkarılan temel yöntem diyalektik materyalizmdir. Klasik diyalektiğin aşırılıkları aşılmalıdır. Çelişkiler birbirini yok eden değil, besleyen şeylerdir. Komün olmadan devlet, burjuvazi olmadan proletarya olmaz. Çelişkiyi yok etmek değil, dönüştürmek gerekir.”
Kulağa akademide doktora tezi savunması gibi geliyor.
Ama gelin, bunu Kürt halkının günlük gerçekliği üzerinden, sade ve biraz da ironik bir dille değerlendirelim.
1) “Diyalektik materyalizm bizim yöntemimiz”
Bunu “Biz akıl ve teoriyle çözeceğiz” demenin süslü ifadesi.
Ama pratik tablo şöyle:
• Devlette muhatap yok
• Kürt siyasetinde birlik yok
• Halkın cebinde para yok, karnında dert çok
Yani teori havada, vatandaş pazarda.
2) “Klasik diyalektiği aşmalıyız”
Anlamı:
“Eski teoriler eskidi, yenisini getireceğiz.”
Diplomatik şekilde söyleyelim:
• Henüz yeni teori ortada yok
• Model yok
• Uygulayacak siyasi organizma hiç yok
Yani “Aşmak” güzel, fakat önce elde bir şey olması gerekirki onu aşabilesiniz.
Boş tabağı aşarsak, altında hâlâ boşluk var.
3) “Çelişkileri yok etmek değil, dönüştürmek gerek”
Fikir mantıklı.
Ancak gerçek şu:
• Devlet ile Kürtler arasındaki mesele bir “diyalektik oyun” değil; temel bir haklar meselesidir.
• Kimlik, dil, eşitlik; bunlar masa başında felsefeyle çözülmez
• Bunun için önce siyasi irade, ardından toplumsal mutabakat gerekir
Yani teori var, zemin yok.
Bir nevi “uçak var, pist yok.”
4) “Komün olmadan devlet, burjuvazi olmadan proletarya olmaz”
Bu, “Toplumda karşıtlıklar birbirini var eder” demek.
Ancak durum şu:
• Kürt toplumunda ne gerçek proletarya var
• Ne burjuvazi tam teşekkül etmiş
• Ne ulus-devlet var
• Ne kurumsal bir ekonomi var.
Yani felsefe çok güzel, fakat konulan yer yanlış coğrafyada.
Bu cümle, “uzay fiziğini köy enstitülerinde okutmak” gibi.
5) Nihai tablo: Teori çok, pratik yok
Ortada:
• Bolca ideolojik cümle var
• Şık akademik terminoloji var
• Ama bir “plan” yok, “yol haritası” yok, “çözüm pratiği” yok
Bu, “kitapla siyaset yapma” biçimi.
Kitap güzel, siyaset başka bir gezegen.
Bizim mizahi özet şöyle:
“Diyalektik var, materyal yok.”
Yani:
• Felsefe var
• Ama hayatla teması düşük
Diplomatik dille söyleyelim:
Derinlik görüntüsü var; derinlik yok.
Sonuç:
Sayın Öcalan’ın mesajı:
• Halkın günlük sorunlarına dokunmuyor
• Siyasi çözüme katkı sunmuyor
• Akademik süslerle “yoğunluk” yaratıyor ama sonuç alamıyor
Bu metin, ideolojik retorik olarak işlevsel;
ama somut çözüm pratiği olarak kesinlikle yetersiz.


