Partiler Üstü Kürdistani Siyaset:
Ulusal Varoluş İçin Stratejik Bir Zorunluluktur.
Maaruf Ataoğlu
Kürt Meselesi Bir Parti Meselesi Değil, Bir Halkın Ulusal Meselesidir
Kürt meselesi modern Ortadoğu’nun en uzun soluklu siyasal sorunlarından biri olmakla birlikte, aynı zamanda ulusal temsil krizinin en belirgin örneklerinden biridir. Yüz yılı aşkın süredir Kürt halkı siyasal örgütler üretmiş, mücadeleler yürütmüş ve bedeller ödemiştir. Ancak bu mücadelelerin en zayıf noktası, ulusal hedeflerin çoğu zaman parti hedeflerinin gerisinde kalmış olmasıdır.
Bugün Kürdistani siyasette etkili olan KDP, PUK, PKK, IKDP ve diğer siyasi yapılar, farklı ideolojik yönelimlere sahip olsalar da aynı tarihsel kaderin taşıyıcılarıdır. Buna rağmen Kürt siyasetinin temel sorunu ideolojik farklılıklar değil, ulusal meselelerin partiler üstü bir çerçevede ele alınamamasıdır.
Kürt meselesi bir partinin değil, bir halkın ulusal kimliği ve özgürlüğü meselesidir.
Dolayısıyla Kürdistani siyaset de kaçınılmaz biçimde partiler üstü bir karakter kazanmak zorundadır.
Bu zorunluluk bir tercih değil, tarihsel bir gerekliliktir.
1. Kürt Tarihinin En Büyük Zaafı: Particilik
Kürtlerin modern siyasal tarihi incelendiğinde görülen en belirgin olgulardan biri örgütsel çoğalma fakat stratejik birlik eksikliğidir.
Kürtler:
• Çok sayıda parti kurmuş,
• Çok sayıda lider üretmiş,
• Çok sayıda mücadele yürütmüş, ancak ulusal ölçekte kalıcı bir stratejik birlik kurulamamıştır.
Bu durum Kürt tarihinin en büyük paradoksunu oluşturur:
Mücadele güçlü, sonuçlar zayıftır.
Bunun başlıca nedeni, Kürdistani siyasetin ulusal bir siyaset olmaktan çok partisel bir siyaset olarak şekillenmiş olmasıdır.
Her parti:
• Kendi tabanını ulusun bütünü gibi görmüş,
• Kendi çizgisini tek doğru saymış,
• Diğer hareketleri rakip veya tehdit olarak değerlendirmiştir.
Bu yaklaşım Kürt siyasetini güçlendirmemiş, tersine parçalamıştır.
2. Ulusal Meselelerin Doğası Partiler Üstüdür
Siyasal teori ve modern devlet deneyimleri göstermektedir ki bazı meseleler doğaları gereği partiler üstüdür.
Bunlar genellikle:
• Ulusal kimlik
• Dil
• Toprak
• Siyasal statü
• Uluslararası temsil gibi alanlardır.
Bu konular bir partinin politikası haline geldiği zaman, diğer partiler otomatik olarak karşı pozisyona itilir.
Bu durum ulusal meselenin kendisini zayıflatır.
Kürt meselesinin en büyük yapısal hatalarından biri şudur:
Ulusal meseleler partilerin programına indirgenmiştir.
Oysa doğru olan bunun tersidir:
Partiler ulusal meselenin çerçevesi içinde hareket etmelidir.
3. Partiler Üstü Kürdistani Siyasetin Temel İlkeleri
Partiler üstü siyaset ideolojik birlik anlamına gelmez.
Ama ulusal asgari müştereklerde birlik anlamına gelir.
Bu müşterekler açık biçimde tanımlanmalıdır.
1. Karşılıklı Meşruiyetin Tanınması
Hiçbir parti Kürt halkının tek temsilcisi değildir.
KDP de,
PUK da,
PKK de,
IKDP de
Kürt siyasetinin parçalarıdır.
Meşruiyetin karşılıklı tanınması birlik için ilk şarttır.
2. Kürtler Arası Çatışmazlık İlkesi
Kürt tarihinin en büyük travmalarından biri “iç çatışmalar” bırakujidir’
Partiler üstü siyaset şu ilkeyi esas almalıdır:
Kürtler birbirine silah çekmez.
Bu ilke yalnızca askeri değil, siyasi bir ilke olmalıdır.
Karalama kampanyaları ve düşmanlaştırma dili de mutlaka bu kapsamda değerlendirilmelidir.
3. Ortak Diplomasi
Uluslararası sistem parçalı temsil yerine birleşik temsil ile yapılmalıdır.
Farklı söylemler:
• Güven kaybına yol açar
• Diplomatik ağırlığı azaltır
• Karşı tarafı güçlendirir.
Ortak diplomasi ise partiler üstü siyasetin temel unsurlarından biridir.
4. Asgari Ulusal Hedefler
Partiler üstü Kürdistani siyasetin temel hedefleri şunlar olabilir:
• Kürt kimliğinin tanınması
• Kürtçenin ana dil statüsü
• Siyasal temsilin güvence altına alınması
• Yerel yönetim hakları
• Kürtlerin yaşadığı ülkelerde siyasal statü sahibi olması
Bu hedefler ideolojik değil, ulusal hedeflerdir.
4. Kürt Siyasetinde Liderlik Sorunu
Kürt siyasetinin bir diğer yapısal sorunu ise lider merkezli bir siyaset geleneğidir.
Kürt siyaseti çoğu zaman:
• Lider etrafında şekillenmiş,
• Kurumlar zayıf kalmış,
• Eleştiri ihanet sayılmıştır.
Bu yapılanma zihniyeti partiler üstü siyasetin gelişmesini zorlaştırmaktadır.
Ulusal siyaset:
Kesinlikle lider merkezli değil, kurum merkezli olmalıdır.
Partiler üstü kurumsal yapıların güçlenmesi bu nedenle zorunludur.
5. Kürt Birliği Bir Duygu Birliği Değil Bir Kurumsal Birlik Olmalıdır
Kürt siyasetinde birlik çoğu zaman bir slogan olarak kalmış, ondan öteye geçememiştir.
“Olağanüstü dönemlerde birlik” çağrıları yapılmış, ancak kalıcı kurumlar oluşturulamamıştır.
Oysa birlik:
• Bir duygu değil,
• Bir temenni değil,
• Bir slogan değil, mutlaka bir kurumsal yapı olmalıdır.
Kalıcı bir:
• Kürt Ulusal Kongresi
• Stratejik Koordinasyon Konseyi
• Partiler Üstü Platform
oluşturulmadan Kürdistani siyaset asla kurumsallaşamaz.
6. Tarihsel Zorunluluk
Ortadoğu yeniden şekillenmektedir.
Bu süreç:
• Kürtler için büyük fırsatlar getirmekte
• Aynı zamanda çok büyük riskler barındırmaktadır.
Tarih göstermiştir ki Kürtler:
birlik olduklarında kazanmış,
parçalandıklarında kaybetmişlerdir.
“Eger hûn nebin yek, hûnê biçin yek bi yek” Cegerxwîn bu sözü unutulmamalıdır.
Bugün partiler üstü bir Kürdistani siyaset kurulamazsa, gelecekte tarih şu hükmü verecektir:
Kürtler fırsatları değil, kendi bölünmüşlüklerini büyüttüler.
Sonuç:
Kürdistani Siyasetin Yeni Paradigması
Kürtlerin ihtiyacı yeni bir parti değildir.
Kürtlerin ihtiyacı:
partiler üstü bir Kürdistani siyettir.
Bu siyaset:
• KDP’yi dışlamaz
• PUK’u dışlamaz
• PKK’yı dışlamaz
• IKDP’yi dışlamaz
Ama hiçbirini de merkezine koymaz.
Merkeze konulacak tek şey vardır: Ala rengin ve Kürt halkının ortak geleceği olmalıdır.
Partiler gelip geçicidir.
Ama uluslar kalıcıdır.
Ve Kürdistani siyaset, partiler üstü bir çerçeveye kavuşmadıkça ulusal stratejiye asla dönüşemez.

