Abdullah Öcalan’ın açıklamalarında yine büyük hedefler, tarihî benzetmeler ve geleceğe dair güçlü umutlar var. “Bin kilometrelik yol bir adımla başlar”, “Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme süreci”, “86 milyon için büyük hizmet”, “ekonomiye devasa katkı”…
Bütün bunlar elbette kulağa hoş geliyor. Ancak siyaset, yalnızca umut dağıtma sanatı değildir; aynı zamanda topluma gerçekleri söyleme sorumluluğudur.
Bugün sormamız gereken temel soru şudur:
Bu umutların hukuki, anayasal ve siyasal karşılığı nedir?
Ortada henüz kamuoyunun gördüğü bir yasa metni yok.
İçeriğini Türk siyasi çevrelerinin önemli bir bölümü ve Kürd halkı bilmiyor.
Kürd halkı için hangi hakların güvence altına alınacağı bilinmiyor.
Kürt meselesinin nasıl tanımlanacağı bilinmiyor.
Buna rağmen kamuoyuna sürekli tarihî dönüm noktalarından, büyük demokratikleşmeden ve yeni bir başlangıçtan söz ediliyor.
Elbette barışa kimsenin itirazı olamaz. Hele biz Kürdlerin hiç olmaz.
Demokratikleşmeye de bir yere kadar itiraz etmiyoruz.
Ancak barışın da, demokratikleşmenin de sağlam zemini; belirsizlik değil, anayasal eşitlik ve şeffaflıktır.
Ne yazık ki Kürd halkı daha önce de benzer söylemleri defalarca dinledi.
Özellikle Rojava sürecinde yıllarca “biraz daha sabredin”, “biraz daha bekleyin”, “zafer çok yakın” denildi. Sonuçta ise ödenen ağır bedellerin ardından ciddi siyasi ve toplumsal kırılmalar yaşandı.
İşte tam da bu nedenle bugün umut kadar sorgulamak da bir haktır.
Kimse, “umut veriliyor” diye soru sormaktan vazgeçmemelidir.
Çünkü siyasette umut, somut adımlarla desteklenmediği zaman, zamanla güveni tüketir.
Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni sloganlar değil; kamuoyuna açık, denetlenebilir ve herkesin görebileceği somut hukuki güvencelerdir.
Eğer gerçekten tarihî bir döneme giriliyorsa, bunun ispatı güçlü cümleler değil; güçlü hukuk zemini olacaktır.
Kürt halkı artık belirsizlik üzerine kurulmuş büyük vaatler değil; açık, şeffaf ve bağlayıcı anayasal kazanımlar görmek istiyor.
Çünkü sürekli umut ekmek kolaydır.
Asıl mesele, yüz yıldır ekilen o umudun meyvesini topluma gösterebilmektir.
https://www.kurdistan24.net/tr/stry


