Rojava’yı Satan, Şimdi Kürtlere Öfke Kusuyor
Trump efendi, önce şu hakikati netleştirelim:
Uluslararası siyaset, duygularla değil stratejik akıl ve çıkarlarla yürür.
Emlakçının çıkarının olduğu yerde “sadakat” değil, geçici kâr elde etme ve komisyon vardır.
Donald Trump’ın bugün “provokasyon” yaparak sorumluluğu başkalarına yıkmaya çalışması, aslında yeni bir şey değil. Bu, büyük güçlerin klasik refleksidir:
Önce sahayı dizayn et… sonra ortaya çıkan kaosu “yerel aktörlerin hatası” diye pazarla.
Ama mesele tam da burada başlıyor.
Sen, dün
Rojava’da birlikte hareket ettiğin güçleri, bir gecede “stratejik yük” ilan edip sahadan çekilirken, onlara verdiğin silahlarla kendilerini savunmalarına dahi izin vermemiştin.
Suriye’yi HTŞ’nin kontrolüne vererek fiilen yeni denklemlere teslim ederken, bugün çıkıp “Kürtler bedel ödeyecek” diyorsan…
Bu bir öngörü değil.
Bu, bizzat kurduğun o çirkef oyunun sonucudur.
Açık konuşalım:
Bu tablo, bir “provokasyon” olmakla birlikte, Ortadoğu’da sıkışmış bir çaresizliğin dışa vurmuş hâli ve içine düşmüş olduğun bir boşluktur.
Bu boşlukta kim güçlenir?
– Radikal yapılar
– Vekil aktörler
– Kontrol edilebilir lider profilleri
Ve evet… bu denklemde adı geçen Ahmed al-Sharaa gibi terörist figürler, tam da bu tür boşlukların ürünüdür.
Sen sahayı boşaltırsın,
başkası doldurur.
Bu kadar basit.
Ama asıl sert gerçek şu:
Kürtler artık bu senaryoyu ilk kez yaşamıyor.
Tarihsel olarak defalarca aynı döngüye sokuldular:
– Önce “saha gücü” olarak kullanıldılar
– Sonra “yük” ilan edildiler
– Ardından kaderlerine terk edildiler
Bu bir hata değil…
tekrarlanan bir jeopolitik modeldir.
Bu yüzden mesele, güven vermeyen Trump’ın ne dediği değil, onun temsil ettiği zihniyettir.
Ve o zihniyet şunu söyler:
“Saha bittiğinde müttefik de biter.” İftira başlar…
Buradan sonra Kürtler için asıl soru şudur:
Senin gibi güvenilmez dış aktörlerin garantisine yaslanan bir siyaset mi,
yoksa kendi iç dinamiklerine dayanan birikimli bir strateji mi?
Çünkü gerçek şu:
Seni kurtaracak olan,
Washington’dan atılan bir işgalcinin imzası değil…
kendi siyasal aklın, kendi birlik iradendir.
Trump’a gelince…
O sadece acı sonucunu yaşıyor.
Ama o acı sonucun mimarlarından biri olduğunu gizliyor ve unutuyor.
Ve Trump efendi, kendince buna da siyaset diyor.


