Biliyorum, yine bana kızacaksınız; Kobanê yanarken, insanlar ölürken, dün gece gördüğüm rüyayı arkadaşım Kendal’e anlatıyorum.
“Yazı yazmıyorum.”
Kendal,
BAŞKANIN ÜZERİNDE TECRİT VAR; GERİSİ TEFERRUATTIR, DİYOR HÊVAL!
Ben soruyorum,
Hendeklerde, barikatlarda binlerce Kürd genci öldü; şehirler niye harabeye döndü?
Kendal
— Tamam da heval, unutuyorsun: Başkan’ın üzerinde tecrit var!
Ben soruyorum,
Kürdistan’ın dağları yıllardır gece gündüz bombalanıyor; ormanları yakılıyor, köyleri boşaltılıyor.
Kendal
— Heval, şimdi bunların sırası mı? Başkan’ın üzerinde tecrit var!
Ben soruyorum,
Binlerce insan cezaevlerinde; seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyımlar atanıyor. Selahattin Demirtaş, AİHM kararlarına rağmen yıllardır tahliye edilmiyor; hasta mahpuslar ölüme terk ediliyor.
Kendal
— Üzücü heval, fakat bütün mahpusların özgürlüğü Başkan’ın özgürlüğünden geçer!
Ben soruyorum,
Kürdçe hâlâ eğitim dili değil; çocuklarımız kendi ana dillerinde okuyup yazamıyor. Kürdlerin anayasal statüsü yok; “Kürd” kelimesinin kendisi bile devlette hâlâ ürkekçe telaffuz ediliyor.
Kendal
— Dil elbette önemlidir heval, statünün de acelesi yok; Başkan’ın sağlığı daha önemli!
Ben soruyorum,
Rojava’da Kürdlerin kurduğu kurumlar tasfiye tehlikesiyle karşı karşıya; anayasal güvence hâlâ yok.
Kendal
— Merak etme heval, Başkan’ın mutlaka bir bildiği var!
Ben soruyorum,
Kürd halkı elli yılda on binlerce evladını kaybetti; yüz binlercesi sürgüne çıktı, milyonlarcası yerinden edildi.
Kendal
— Bedel ödenmeden özgürlük olmaz heval!
Ben soruyorum,
Peki özgürlük nerede?
Kendal
— Şimdi provokasyon yapma heval; Başkan’ın üzerinde hâlâ tecrit var!
DEMOKRATİK ENTEGRASYON VE “ÇÖZÜM” SÜRECİ
Ben yine soruyorum,
Bahçeli kürsüye çıktı:
“PKK kendisini feshetsin, Öcalan gelsin Meclis’te haykırsın.” dedi.
Kendal
— Çok iyi olur tabii heval; Başkan’ın tecridi kalkacak ve Meclis’e gelip konuşacak!
Ben soruyorum,
PKK silahları bırakacak ve kendisini feshetme kararı almış.
Kendal
— Gördün mü heval, Başkan kırk yıllık emperyalist oyunu bozdu!
Ben soruyorum,
“Peki Kürdlerin anayasal statüsü ne olacak? Kürdçe resmî dil veya eğitim dili olacak mı?”
Kendal
— Şimdi ayrıntılara takılma heval; dil meselesini sonra konuşuruz!
Ben soruyorum,
“Kayyım rejimi sona erecek mi? Genel af veya siyasi mahpusların tahliyesi olacak mı?”
Kendal
— Süreci sabote edecek sorular sorma; devletin hassasiyetlerini de anlamak lazım heval!
Ben soruyorum,
Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan, açıklamalarında Kürdlere kültürel hakların dahi gerekli olmadığını söylediler.
Kendal
— Olsun heval, Başkan’ın mutlaka bir bildiği vardır!
Ben soruyorum,
Bahçeli yeniden açıkladı:
“PKK, KCK, SDG ve bütün uzantıları kendilerini feshetmelidir.”
Kendal
— Olsun heval, müzakereleri bizzat Başkan yürütecek!
Ben soruyorum,
“Peki Rojava’nın statüsü ne olacak?”
Kendal
— Şam’la demokratik entegrasyon olacak heval!
Ben soruyorum,
“Anayasal ve uluslararası güvencesi var mı?”
Kendal
— Sen Başkan’a güven; emperyalistlerden medet mi umuyorsun heval!
Ben soruyorum,
“Silahlar teslim edildikten sonra elde hangi güvence kalacak?”
Kendal
— Fazla soru sorarak sürece zarar verme heval!
Ben soruyorum,
Meclis’e PKK, KCK, SDG ve bağlantılı bütün yapıları “terör örgütü” sayan bir teklif sunuldu; DEM’in desteğiyle imzalandı. Kürdler artık TERÖRİST.
Kendal
— Olsun, Önderliğe özel bir villa yapıldı; tecrit de kalktı heval!
Ben soruyorum,
“Peki Kürd halkı ne kazandı? Anayasal statü, ana dilde eğitim, Rojava için güvence, kayyımların kaldırılması, siyasi mahpusların tahliyesi?”
Kendal
— Yok, belli değil, zamanı gelince… Bunlar eski dünyanın milliyetçi kavramları; bırak onları heval!
Ben soruyorum,
“Peki gelecekte ne var?”
Kendal
— Demokratik Cumhuriyet Partisi kurulacak; Başkan da sürece yön verecek!
Ben soruyorum,
Yani elli yılın sonunda dağdan ovaya değil, bir partiden başka bir partiye geçilmiş olacak?
Birleşik Bağımsız Kürdistan’dan “demokratik entegrasyona”, ulusal statüden bireysel vatandaşlığa, özgürlük iddiasından devletle uyumlu siyasete mi varılacak?
Kendal
— Sakın bana hesap sormaya kalkma heval!
Ben yine soruyorum,
Soru soranlara provokatör, itiraz edenlere hain, bilanço çıkaranlara devletçi diyorsunuz. On binlerce insanın canı gitti; yakılan köyler, yıkılan şehirler, parçalanan aileler ve sürgünde geçen ömürlere ne olacak?
Kendal
— Geçmişe fazla takılma, süreci sabote etme heval!
Ben ısrarla soruyorum,
Peki dün KOBANİDE Kürd askerinin kafasını kestiler, onlarca Kürd genci Mazlum Abdiyi protesto ederek kendisini ateşe verdi. Bütün bu mücadele kimin özgürlüğü içindi: Bir halkın mı, bir örgütün mü, yoksa yalnızca bir kişinin mi?
Kendal
— Sesini kes, sessiz ol heval…
Başkan’ın üzerindeki tecrit daha yeni kalktı!
Bekle, görürsün, mücadele bedelsiz olmaz, sabırlı olun her şey düzelir heval.
Maaruf Ataoğlu
13 Eylül 2026



