Sayın Tuncer Bakırhan,
Elli yıllık bir mücadelenin ardından konuşuyoruz.
Yüz binlerce ölüm, binlerce faili meçhul, on milyonun üzerinde zorunlu göç, yakılmış köyler, tahrip edilmiş bir Kürdistan coğrafyası…
Bu bedeller ne içindi?
Eğer bugün diyorsanız ki;
Türkçe resmî dildir, tartışma konusu değildir.
Özerklik yoktur.
Kürtler bir ulus değildir.
Ortada siyasal bir talep yoktur.
O halde soruyorum:
Bu halka yaşatılanlar neyin karşılığıydı?
Kürt toplumu “civak”tır diyerek kültürel bir varlık seviyesine indirgenen bir halk, bu kadar ağır bir tarihsel yıkımı neden yaşadı?
Bu soruya, bu halka, bu mezarlara, bu sürgünlere verecek tek bir sahici cevabınız var mı?
Eğer bütün bu söyleminizin özeti,
“Öcalan’ın 40 yıldır bulamadığı muhataplığı bugün bulduk” ise;
Bilin ki bu, bir siyasal kazanım değil,
bir tarihsel iflastır.
Bugün Kürt halkının sizi ve bu düşünceyi affetmesi mümkün değildir.
Ama daha önemlisi şudur:
Tarih de sizi affetmeyecektir.


