Sevgili Sayfa Arkadaşlarım ve Dostlarım,
Müsaadenizle bugün kendimle ilgili birkaç satır paylaşmak istiyorum.
Bu yazıyı bir şikâyet ya da sitem olarak değil, adeta “Hani nerede kalmıştık?” diyerek yeni bir başlangıcın ilk adımı olması niyetiyle kaleme alıyorum.
İnsan hayatında bazen kendi kontrolü dışında gelişen şartların da etkisiyle hatalar yapabiliyor. Ben de yaşadığım zorlu süreçte bunun acı tecrübelerini edindim. Ancak her yaşanmışlığın insana öğrettiği bir hikmet olduğuna inanıyorum.
Aşağıdaki satırları da yaşadığım bu tecrübelerden çıkardığım dersleri ve gönlümde oluşan duyguları samimiyetle paylaşmak için yazıyorum.
İnsan gurbette bazen, tanıdığı; arkadaş ve dost bildiği insanların sesini duymak ister.
Kiminizi zaman zaman telefonla arayarak veya ziyaret ederek bazı konularda yol gösterici olmanızı rica ettiğim olmuştur. Bildiğiniz bir doktor, avukat veya mali müşavir gibi tavsiye edebileceğiniz birileri var mı diye rahatsız etmişimdir. Bu vesileyle bana zaman ayıran, yardımcı olan ve fikir veren herkese canı gönülden teşekkür ediyorum.
Ancak uzun yıllardır burada yaşayan bazı hemşehrilerimizin, bizim gibi sonradan gelenlere karşı daha temkinli ve mesafeli davrandığını gözlemlediğim oldu.
Belki de, “Bir yardım isterler.” düşüncesiyle hep mesafeli durdular. Bu durumunun kendileri açısından haklı gerekçeleri de olabileceğini düşünüyor ve buna saygı duyuyorum.
Yine de şunu özellikle bilmenizi isterim ki; ben hiçbir zaman ne maddi ne de manevi anlamda kimseye yük olmayı düşünmedim. Allah’a şükür, bugüne kadar hiçbir arkadaşımın omuzlarına böyle bir yük bırakmadım.
Ancak içinizin rahat olmasını istediğim bir husus var: İnşallah bundan sonra da hemşehrilik ve dostluğun dışında hiçbirinizden maddi herhangi bir beklentim veya talebim olmayacaktır.
Bilindiği gibi Almanya’ya geldiğimiz süreçte, güçlü bir sermayeyle ve büyük bir öz güvenle başladığımız iş hayatımda; ciddi sağlık problemlerimin yanı sıra dil bilmemem ve insanlara gereğinden fazla güvenmem nedeniyle, maalesef 5-6 yıl şirketlerimin üzerindeki mali ve idari kontrolümü kaybettim.
Bu nedenle, kimi zaman varlık içinde yokluğa düştüm.
Hatta ZAZAKİ bir tabirle NAN’a muhtaç olacak duruma da düşürüldüm. Yaşadığımız bu sıkıntılı süreci dışarıdan gözlemleyerek bizzat bana yardımcı olmayı teklif eden; Sevgili komşumuz hemşehrim Nadir Durmaz’a, şahsım ve ailem adına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu iyiliğini hayatım boyunca hiç unutmayacağım. Benim nazarımda kaybedilmiş paraların hiç bir kıymeti yoktur. Kazanılmış dostun kıymetine paha biçilmez.
“Homa tûrâ râzîbû, bıra. 🌿❤️🙏”
Hepinize Selam, Sevgi ve Saygılarımı Sunuyorum.


