TECRİT MASALI,
SİYASİ REHİNELİK GERÇEĞİ
Maaruf Ataoğlu
Bir ülkede en kolay üretilen şey masaldır.
En ilginci de “tecrit” masalıdır.
İmralı üzerinden yıllardır pompalanan bu anlatı, bir hukuk meselesi olmaktan çoktan çıkmış; siyasal bir mit oluşturma ve onu meşrulaştırma aparatına dönüşmüştür.
Bugün hâlâ “Önderliğe tecrit var” diyerek konuşanlar, aslında ne tecridi ne de hukuku anlatıyor; kendi siyasal öngörüsüzlüklerini ve tembelliklerini örtüyorlar.
Gerçek şu:
Önderlik merkezli söylem, Kürt siyasetini büyütmüyor; kilitliyor.
Muhalefet üretmiyor;
mutlak itaati örgütlüyor.
ÜMİT HAKKI ELBETTE VAR VE OLMALIDIR; AMA HAFIZA HAKKI DA VAR
Evet.
“Ümit hakkı” vardır.
Bu, bir lütuf değil; hukuki bir ilkedir.
Ancak mesele tam da burada başlar:
Aynı çevreler, Selahattin Demirtaş için defalarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş hak ihlali kararları karşısında dokuz yıldır kılını bile kıpırdatmamıştır.
Ne kitlesel bir siyasal basınç,
ne kararlı bir muhalefet,
ne de tutarlı bir hukuk mücadelesi bu siyasi yapı tarafından verilmemiştir.
Hatta bu yapı tarafından Demirtaş’ın siyasi rehineliği,
halka normalleştirilmeye,
kanıksatılmaya çalışılmıştır.
Bu suskunluk tesadüfi değildir.
Bu, seçici bir adalet anlayışıdır.
BİRİNİ KONUŞUP DİĞERİNİ SUSTURMAK:
ETİK DEĞİL, AHLAKİ DEĞİL, SİYASİ BİR HİLEDİR
Önderlik konuşulur,
Demirtaş unutulur.
İmralı merkez yapılır,
seçilmiş siyasetçiler tali unsur sayılır.
Bu, Kürtler için bir strateji değil;
bir siyasal felçtir.
Çünkü burada amaç özgürlük değildir.
Amaç, tek merkezli bir vesayetin sürmesidir.
Sayın Erdoğan ne demişti:
“Yakında Edirne’deki, İmralı’dakine hesap verecek…”
MUTLAKLAŞTIRDIKÇA KÜÇÜLÜYORUZ
Her Önderlik yazısı,
onun var olan hatalarını eleştirmediği sürece,
onu siyasal özne olarak yeniden üretir.
Bu yüzden “artık Önderlik hakkında yazmayın” çağrısı,
bir sansür değil;
siyasal bir bilinç çağrısıdır.
Bir halk hareketi, bir kişiyi mutlaklaştırmış ve kişiyi eleştiremez hâle gelmişse,
o halk artık halk olmaktan çıkmış;
bir ritüele dönüşmüştür.
YENİ BİR PERSPEKTİF:
ULUSAL POTANSİYEL, AKIL
Kürtlerin ihtiyacı olan şey:
• Yeni bir millî strateji,
• Kişilere değil ilkelere dayalı siyaset,
• Vesayete değil toplumsal akla yaslanan ulusalcı bir halk hareketidir.
Bunu üretemezseniz,
tarih sizi uyarmakla kalmaz;
tekrar eder.
Ve tarih tekrar ettiğinde,
en ağır bedeli yine o halk öder.
SON SÖZ
Ümit hakkı hukuktur.
Ama hafıza, onur ve eşitlik olmadan hukuk,
sadece güçlülerin kullandığı bir aparat ve bir dile dönüşür.
Hücreden çıkmak için önce
zihinsel kilidi kırmak gerekir.


