ÜLKE BİRDİR BÖLÜNMEZ;
BÜYÜK BİRDİR DÖRT OLMAZ
Amedspor tribünlerinde yükselen bu söz, bir futbol karşılaşmasının coşkusundan daha fazlasını anlatıyor:
“Wêlât yekê nâbê pâr, mêzin yekê nâbê çâr.”
Bu cümleye bakınca kendimize sormamız gereken soru şudur: Aynı ülkenin evlatları olduğumuzu söyleyen biz Kürdler, neden ortak geleceğimizi ilgilendiren meselelerde bu kadar kolay ayrışıyoruz?
Kürdler farklı lehçeler konuşabilir, farklı inançlara ve siyasi düşüncelere sahip olabilir. Bu çeşitlilik, birbirimizi inkâr etmek için gerekçe değildir. Asıl mesele, farklılıklarımızı korurken ortak haklarımızı savunacak bir irade kurup kuramadığımızdır. Birbirimizin diline, acısına ve talebine sahip çıkamadığımız yerde, birlik sözü tribünde güçlü duyulur; hayatın içinde karşılığını bulamaz.
Öte yandan bu birlik çağrısı, göstermektedirki hiç kimse eleştiriden muaf tutulamaz. Partiler, liderler ve kurumlar gelip geçer; halkın geleceği ise onların hepsinden büyüktür. Bir görüşü eleştirmek başka, o görüşü savunan Kürdü ortak geleceğin dışına itmek başkadır. Siyasi rekabetin bizi sürüklediği yer burasıysa, dönüp kendimize bakmalıyız. Bu fotoğraftaki pankartın mesajını hatırlamalıyız.
Amedspor bayrağını kaldıran genç bir kadının önünde dolan tribünler bize bir imkânı gösteriyor: Bir araya gelebiliyoruz. Peki aynı iradeyi dilimiz için, çocuklarımızın eğitimi için, özgürlük ve adalet talebimiz için de gösterebiliyor muyuz? Maç bittiğinde yan yana durma cesaretimiz de bitiyorsa, fotoğrafın verdiği mesajı henüz biz Kürdler anlamamışız demektir.
Her Kürd kendi kendine şu soruyu sormalı: Ben ortak geleceğe ne katıyorum? Farklı düşünen kardeşimle konuşabiliyor muyum? Kendi partimin ya da çevremin çıkarı ile halkımın hakkı karşı karşıya geldiğinde hangisini savunuyorum?
Bir sözün büyüklüğü, onu ne kadar yüksek sesle söylediğimizle ölçülmez. Gerektiğinde kendi tutumumuzu değiştirecek kadar ciddiye alıp almadığımızla ölçülür.
Welat “ülke” bir bütündür. O bütüne sahip çıkmak, önce birbirimizi dinlemeyi ve ortak sorumluluğumuzu üstlenmeyi gerektirir.
Maaruf Ataoğlu
26 Eylül 2026


